Almanya’nın Yeni Sınır Dışı Yasası ve Türkler

Almanya’nın Yeni Sınır Dışı Yasası ve Türkler

Almanya Federal Hükümeti, kamuoyunda “Geri Göndermeyi İyileştirme Yasası” olarak bilinen yeni düzenleme ile iltica başvurusu reddedilen kişilerin sınır dışı edilme süreçlerini hukuki ve lojistik açıdan yeni bir boyuta taşıdı. Bu sertleşme, özellikle son iki yılda iltica başvurularında rekor artış gözlenen Türk vatandaşları için oldukça kritik bir dönemin kapısını aralıyor.

Hukuki Çerçeve: “Haber Vermeksizin Sınır Dışı”

Yeni yasayla birlikte, sınır dışı kararlarının infazında “şeffaflık” ilkesi, “operasyonel hız” ilkesiyle yer değiştirdi. Önceki uygulamalarda, hakkında sınır dışı kararı verilen kişilere belirli bir süre önceden tebligat yapılarak ülkeyi terk etmeleri için mühlet tanınıyordu. Yeni düzenleme ile bu zorunluluk, kaçma riskini bertaraf etmek gerekçesiyle ortadan kaldırıldı. Bu durum, hakkında kesinleşmiş ret kararı olan kişilerin her an bir şafak operasyonuyla karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.

Kolluk Kuvvetlerinin Genişleyen Yetkileri

Alman polisi, sınır dışı operasyonları sırasında artık çok daha geniş yetkilere sahip. Yasada yapılan değişiklikle, kolluk kuvvetleri sadece şüphelinin ikamet ettiği odayı değil, aynı konuttaki diğer sakinlerin odalarını ve ortak kullanım alanlarını da arama yetkisine kavuştu. Ayrıca, kimlik tespiti sürecini hızlandırmak amacıyla, kişilerin rızası olmaksızın cep telefonu ve dijital materyallerinin incelenmesi yasal bir zemine oturtuldu.

Türkiye ile İkili İş Birliği ve Lojistik Süreçler

Almanya ile Türkiye arasındaki diplomatik görüşmelerde, reddedilen iltica dosyalarının iadesi konusu merkezi bir yer tutuyor. Alman içişleri yetkililerinin açıklamalarına göre, Türkiye’ye yönelik sınır dışı işlemlerinde özel uçuşların (charter seferleri) artırılması planlanıyor. Bu iş birliği, Türkiye’nin kendi vatandaşlarını geri kabul etme sürecindeki bürokratik engellerin azaltılmasını ve sınır dışı işlemlerinin haftalık periyotlarla sistematik hale getirilmesini hedefliyor.

Türk Vatandaşlarının İstatistiklerdeki Konumu

Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) verileri, Türkiye’den gelen iltica taleplerinin kabul oranlarında ciddi bir düşüş olduğunu gösteriyor. Siyasi gerekçelerle yapılan başvuruların birçoğunun “ekonomik motivasyonlu” olduğu gerekçesiyle reddedilmesi, binlerce Türk vatandaşını “Duldung” (geçici müsamaha belgesi) statüsüne itmiş durumda. Ancak yeni yasa, bu belgenin sağladığı korumayı zayıflatarak, istihdama katılmamış veya suça karışmış bireylerin sınır dışı edilmesini önceliklendiriyor.

Hukuki İtiraz Kanallarındaki Daralma

Sınır dışı işlemlerinin hızlanması, yargı yolunu tamamen kapatmasa da süreçlerin takibini zorlaştırıyor. Gözaltı sürelerinin 10 günden 28 güne çıkarılması, idari birimlerin sınır dışı evraklarını tamamlaması için gereken süreyi onlara tanırken, kişinin dış dünyayla ve avukatıyla olan iletişimini fiziksel olarak kısıtlıyor. Uzmanlar, bu sürecin sonunda mağduriyet yaşamamak için henüz dosya aşamasındayken profesyonel hukuki destek alınmasının şart olduğunu vurguluyor.

Haber Kaynağı: Denizli, Pak Medya

Haber Tarihi: 20.12.2025

Editör: Kerim Seyit

administrator

Related Articles

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert

Diese Website verwendet Akismet, um Spam zu reduzieren. Erfahre, wie deine Kommentardaten verarbeitet werden.